Ayla Özaygen - 30/Temmuz/2004
 


İnsanlığın ortak bir dilidir aslında rüyalarımız. Nerede olursak olalım, hiçbir ayırım gözetmeden, yaşamımızı etkileyen faktörlerden biridir.
Güzel bir rüyanın sabahında yüzümüzde bir gülümsemeyle uyanırız. Evet, güne başlamak için yeterli enerjiyi bir gece önceki kısacık rüyamızdan alırız.

Derhal en yakın arkadaş a telefon açılır.. Bir yorum, bir destek beklenir. Tabii kitaplar karıştırılır. Kelimeler bulunur ve birbirine eklenmeye çalışılır. Çıkan sonuçun arzu ve isteklerimize uygun olması güne bir renk katar. Hay Allah, siyah sıkıntı imiş diye başlayan cümleler önümüzdeki saatleri biraz tedirgin biraz şüpheci kılar.

Hayata nasıl baktığımızı bize göstermenin en zevkli yoludur. O rüyayı yorumlamaya çalışırken, gönlümüzü ve aklımızı tümüyle katarak, gösterdiğimiz çaba..

Kaybettiğimiz bir sevdiğimizi görmenin doygunluğunu yaşarken, beklentilerimizle ilgili korku ve niyetlerimiz girer işin içine.
Dedemi görmek bana iyi gelmez! En son gördüğümde hastalanmıştım.
Belki de o hastalığı en az zararla atlattığınızı ve sonunda tamamen iyileştiğinizi de düşünmenin tam zamanı değil midir?

İşlerden bunaldığınız, zihninizin en yorgun olduğu bir gecede; kendinizi inanılmaz yeşilliklerle süslenmiş bir ormanda kuş sesleri içinde görmeniz, sadece yeşil görmek murattır
Anlamına gelmiyordur.
Sadece ruhunuzun sizin adınıza gerçekleştirdiği bir meditasyondur. Ertesi gün kalktığınızda zihninizdeki dinlenmişliği ve berraklığı farketmeniz gereken.

Ya da ; bütün işler yolunda giderken, gördüğünüz o korkunç rüya. Ayakkabı giydim. Hem de siyahtı ikisi de sıkıntıdır diye yataktan fırladığınız.
Bilinçaltınızda yerleşmiş kendi korkunuz olmasın sakın.
Durup düşünmenin ve kendinizi yakalamanın, en uygun anlarından biri olabilir? Kaçırmamanız gereken.

Bebek bekleyen annelerin en sık gördüğü rüyadır. Bebeklerini kaybediyor olmak. Veya bebeklerinin sağlıklı doğmaması.

Yeteri kadar iyi anne olmadığını düşünmek, dönem dönem çocuklarının başına bir şey geldiğini görmek veya seslenip ona ulaşamamakla çaresiz kaldığı görmeye yol açar.

Mesleğinin zirvesinde, her şeye sahip olduğu bir dönemde parasız kaldığını ve kariyerini kaybettiğini gören az kişi yoktur.

Duygularımız her zaman olmasa da rüyalarımızda sıklıkla karşımıza çıkar. Onları tanıyıp, kabullenmek ve bilinçaltımızı daha olumlu yönlendirmek tamamen bizim elimizdedir.

Bu bizi güne başlamaya daha hazır ve güçlü kılar.

Tabii ki uyarıcı veya haberci dediğimiz rüyaları bunlardan ayırt etmek için de en iyi yardımcımız olur.

Haberci rüyalarımız hemen akabinde uyandığımız ve net hatırladıklarımızdır, genelde.
Ve mutlaka işaretler barındırırlar.

Yine de kesin yorumlamadan önce acele etmeden, onlara bir zaman tanımak yardım almanın diğer bir yoludur.

Bu her zaman aksakallı bir dede görerek olmasa da, aynı tonda bir duyguyu katar bize.

Hangi duyguyla uyandığınıza bakın, o duyguyu araştırın size mi, kalıplaşmış toplumsal yargılara mı ait? Değilse onu en kullanılabilir hale getirin ve ondan faydalanın.

Haftanın rüyası:

Birbirinden çok farklı yapılarda ve apayrı dünyaların insanları diye düşündüğüm iki dostumu ummadığım bir beraberlikte gördüm.

Yeni ve çok iyi döşenmiş bir mekanda, insanlar bu iki dostumla görüşebilmek için bekliyorlardı. Önce Ayşe'nin odasına girdim. Pencerelerden beyaz ışık giren bir odada üzeri kitaplarla dolu bir masada oturuyordu. Önünde kalın Mor ciltli bir kitap vardı. Gülümsüyordu. Göz göze geldik. Ayağa kalktı. Üzerinde ateş kırmızı bir etek ve ceket boynunda inci bir kolye vardı. Nedir bu kalabalık, ne oluyor dedim? Yine gülümsedi.
Başka bir odayı işaret etti. Oraya bak anlayacaksın.
Öbür odaya girdiğimde aynı şekilde bir masada aynı mor kitap önünde gülümseyerek Mehmet bana bakıyordu. Ne oluyor nedir bu kalabalık dedim. O da ayağa kalktı. Ayşe nin üzerindeki kıyafetin aynı renginde bir takım elbise vardı. Yüzüğünü gösterdi. Ayşe de de var dedi.
Biz; bu başarıyı, şöhreti ve serveti birlikte yaptık ve hizmete sunduk dedi. Ve o anda orada bekleyen bütün insanların ikisinin odasının ortasında duran bir çeşmeden su içtiklerini gördüm.


Birbirinden çok farklı olduklarını düşündüğünüz ve onların bir arada olmasının sizde belli bir şaşkınlık uyandırması, bu rüyada sizin bilinçaltı arzu ve isteklerinizin ve düşüncelerinizin etkisi olmadığı açık.

Yeni ve iyi döşenmiş olan bu mekan, yaşanılacak yeni bir ortam, yeni bir olayın habercisi olmasının yanı sıra, beyaz ışıkla desteklenerek, belli bir ruhsal yardımı ve aydınlığı da kapsıyor.

Her ikisinin de benzer masalarda ve odalarda olması, aynı tonda insanlar olduklarını ve masalarının üzerinde bulunan kitaplar da bilgi birikimlerinin de benzer olduğunu anlatıyor.
Farklı yerlerde ve farklı odalarda yaşamaları ayrı yönlerden aynı mekanda ve olayda buluşacakları anlamına gelebilir.

Rüyanın en hoş ve can alıcı yeri ise, bu iki insanın kırmızı kıyafetlerini kendi cinslerine göre taşımaları. Etek ve ceketle Ayşe, boynunda inci kolyeyi taşırken, kadın rolünü; takım elbise içinde Mehmet erkek rolünü benimsemiş halde.
Kırmızıyı burada en güzel anlamında yakalayabiliriz. Acele, Ateş ve Aşk.

Yüzüğün Mehmet in parmağında görülmesi, bu olayda onun etken rolü olduğunu belirtmekte.
Ancak dünya gözüyle bir evlilik ve beraberlik sembolü olan yüzük aynı zaman da ruhsal bir ahit anlamına da gelebilir. İnsanların o mekan da bulunan bir çeşmeden su içmeleri de bu beraberliğin, fiziksel ve ruhsal açıdan bir hizmete yol açacağını gösteriyor.

HER ŞARTTA AYNI YORUMLANAN GÜZELLİKLER:

BEYAZ : Bütün inanışlarda saflığın ve temizliğin sembolü olan beyaz. Aydınlanma ve arınma yorumlarını da doğudan alır.

BEBEK : Dünyaya yeni gelen bir bebek, kucağınıza aldığınız sevimli bir yaratık, kız veya erkek fark etmeden, gördüğünüz rüyadaki en olumlu yerini alacaktır.

GÜL : Kırmızısının kesin aşk ve tutku, pembesinin sevgi, sarı renginin affet beni anlamında kullanılan gülün, rüyanın içinde dahi tadını hissetmemek mümkün değil.

PEMBE : Sevgi. Yumuşaklık. Şefkat içeren bu renk illa ki bir şeylerin yolunda gitmesi için yardımcı. Merkür ün geri gittiği bu günlerde, iletişim sorunu yaşamamak için tüm iletişim aletlerine yardımcı pembeler kullanmayı denemelisiniz. Telefonunuzun yanına, çalışma masanıza pembe güller koyarken, bilgisayarınızın ekranını pembe resimlerle kaplamayı deneyebilirsiniz.

GÜNEŞ : Yaşam enerjimizin sembolü olan güneş, gerçek hayatta da canlılık, güç ve neşeyi anlatır. Tarot da en önemli kartlardan biri olan ve 19 numaralı Güneş; yaşadığımız olayların aydınlanacağına da işaret edebilir.

MÜZİK : Hangi tür müziği severseniz sevin. Yaşamın dilidir müzik. Uzaktan kulağınıza gelen notalar, size aşk ve sevgi veya bir beraberlik getiriyor olabilir.

İPEK BÖCEĞİ : Yeniden doğuşun ve yeniden hayat bulmanın sembolü. Aynı zaman da ruhsal bir dönüşümün ve gelişimin en güzel örneği. Önünüzde kendinizi bulacağınız bir gelişim dönemi olacak ve sonrasında özgürlüğün hafifliğini kelebek kanatlarında hissederken, kantlardaki renklerle kendi hayatınızdan her halinizle keyif alacaksınız demektir.


BİRAZ DİKKAT GEREKTİREN SEMBOLLER;

AKREP : Yorumlanması her şartta negatif olmasa da, en dikkat edilmesi gereken kısmı Akrebin kendi kendini sokmasıdır. Burada hırslarınızın veya aşırı eğilimlerinizin, sizin zarar görmenize yol açabileceğini de, bir alternatif olarak kullanmak gerekebilir.

ÇIKMAZ SOKAK : Yapmakta olduğunuz iş, veya izlemekte olduğunuz yolu tekrar gözden geçirmeniz ve sonuçlarını iyi tespit etmeniz, sizi belki de olası bir zarardan korur.

SİGARA : Bazı yorumlarda sıkıntı olarak algılandığı gibi, kısa süreli ancak zarar görebileceğiniz keyiflere de işaret edebilir.

KARANLIK : Devamında ışık, aydınlık gözükmeyen bir mekan veya gökyüzü genelde olası sıkıntıların habercisi sayılabilir. Rüyanın kalan bölümüne göre dikkat edilmesi gereken konu saptanabilir.

SARI : Genelde hastalık habercisi konumundadır. Ancak eğer saçlarınızın doğal rengi değilse, kendinizi sarı saçlarla görmeniz yaşamınızda çok köklü değişikliğe yol açabilir.

ACITMAK: ( Başkalarının canını) Rüyanızda bir başkasının canını acıtmanız, bir konuyla ilgili ciddi bir öfke birikiminizin olduğuna ve bu konuda sabrınızın taşacağı anlamına gelebilir. Bu noktaya gelmeden önce öfkenizi zararsız hale getirmeniz düşünülebilir.

SATRANÇ : İş hayatınızla ilgili bazı sorunlarla karşılaşmanız muhtemel. Ancak oyunu kazanmanız sizi bekleyen zorlukları, sukünet isteyen ciddi bir çaba ve zihinsel birikimlerinizi kullanarak; yapacağınız hamleler belirleyecek.


DİKKAT PARA ve AŞK GELİYOR........!

AKİDE ŞEKERİ: Yaşamla ilgili tad alacağınız gerçek bir sembol. Aynen olduğu gibi çıkar. Keyfini çıkarın.

SALINCAK: Bu da aynen çıkan bir semboldür. Gönül boşluğunuzu bir süreliğine de olsa dolduracaksınız. Üstelik ayaklarınızı yerden kesecek!!!

ÜZÜM : Halk arasında gözyaşı olarak yorumlansa da, üzüm bereketli ve lezzetli olmasının yanı sıra, şarap haline dönüştüğünde zevkli bir ortam sunar.
Mevsiminde üzüm yemek ve asma görmek, para ve aşk için gerçek bir şans var demektir.

HİLAL: Karlı bir döneme giriyorsunuz. Astroloji de de yeni ay olarak geçen bu dönem, her konuda faydalı başlangıçları işaret eder.

NİLÜFER: Doğu felsefesinde en iyi işaretlerden biridir. Kişisel gelişimi simgelemesinin yanı sıra, Hint inanışında Brahma'nın nilüferden doğduğu düşünülür. Aynı zamanda Cinsel bir simge olup, bir kadının hayatında bu konuda yaşayacağı güzelliklere işaret eder.

KONSER: Gerek iş gerekse aşk hayatınızda, büyük başarılar sizi bekliyor. Aynı zamanda ciddi bir servet de söz konusu olabilir.


 


© 2005 www.aylaozaygen.com