İnsanlığın ortak bir dilidir aslında rüyalarımız.
Nerede olursak olalım, hiçbir ayırım gözetmeden, yaşamımızı
etkileyen faktörlerden biridir.
Güzel bir rüyanın sabahında yüzümüzde bir gülümsemeyle uyanırız.
Evet, güne başlamak için yeterli enerjiyi bir gece önceki kısacık
rüyamızdan alırız.
Derhal en yakın arkadaş a telefon açılır.. Bir
yorum, bir destek beklenir. Tabii kitaplar karıştırılır. Kelimeler
bulunur ve birbirine eklenmeye çalışılır. Çıkan sonuçun arzu
ve isteklerimize uygun olması güne bir renk katar. Hay Allah,
siyah sıkıntı imiş diye başlayan cümleler önümüzdeki saatleri
biraz tedirgin biraz şüpheci kılar.
Hayata nasıl baktığımızı
bize göstermenin en zevkli yoludur. O rüyayı yorumlamaya çalışırken,
gönlümüzü ve aklımızı tümüyle katarak, gösterdiğimiz çaba..
Kaybettiğimiz bir sevdiğimizi görmenin doygunluğunu
yaşarken, beklentilerimizle ilgili korku ve niyetlerimiz girer
işin içine.
Dedemi görmek bana iyi gelmez! En son gördüğümde hastalanmıştım.
Belki de o hastalığı en az zararla atlattığınızı ve sonunda
tamamen iyileştiğinizi de düşünmenin tam zamanı değil midir?
İşlerden bunaldığınız, zihninizin en yorgun olduğu
bir gecede; kendinizi inanılmaz yeşilliklerle süslenmiş bir
ormanda kuş sesleri içinde görmeniz, sadece yeşil görmek murattır
Anlamına gelmiyordur.
Sadece ruhunuzun sizin adınıza gerçekleştirdiği bir meditasyondur.
Ertesi gün kalktığınızda zihninizdeki dinlenmişliği ve berraklığı
farketmeniz gereken.
Ya da ; bütün işler yolunda giderken, gördüğünüz
o korkunç rüya. Ayakkabı giydim. Hem de siyahtı ikisi de sıkıntıdır
diye yataktan fırladığınız.
Bilinçaltınızda yerleşmiş kendi korkunuz olmasın sakın.
Durup düşünmenin ve kendinizi yakalamanın, en uygun anlarından
biri olabilir? Kaçırmamanız gereken.
Bebek bekleyen annelerin en sık gördüğü rüyadır.
Bebeklerini kaybediyor olmak. Veya bebeklerinin sağlıklı doğmaması.
Yeteri kadar iyi anne olmadığını düşünmek, dönem
dönem çocuklarının başına bir şey geldiğini görmek veya seslenip
ona ulaşamamakla çaresiz kaldığı görmeye yol açar.
Mesleğinin zirvesinde, her şeye sahip olduğu bir
dönemde parasız kaldığını ve kariyerini kaybettiğini gören az
kişi yoktur.
Duygularımız her zaman
olmasa da rüyalarımızda sıklıkla karşımıza çıkar. Onları tanıyıp,
kabullenmek ve bilinçaltımızı daha olumlu yönlendirmek tamamen
bizim elimizdedir.
Bu bizi güne başlamaya daha hazır ve güçlü kılar.
Tabii ki uyarıcı veya haberci dediğimiz rüyaları
bunlardan ayırt etmek için de en iyi yardımcımız olur.
Haberci rüyalarımız hemen akabinde uyandığımız
ve net hatırladıklarımızdır, genelde.
Ve mutlaka işaretler barındırırlar.
Yine de kesin yorumlamadan önce acele etmeden,
onlara bir zaman tanımak yardım almanın diğer bir yoludur.
Bu her zaman aksakallı bir dede görerek olmasa
da, aynı tonda bir duyguyu katar bize.
Hangi duyguyla uyandığınıza bakın, o duyguyu araştırın
size mi, kalıplaşmış toplumsal yargılara mı ait? Değilse onu
en kullanılabilir hale getirin ve ondan faydalanın.
Haftanın
rüyası:
Birbirinden çok farklı yapılarda ve apayrı dünyaların
insanları diye düşündüğüm iki dostumu ummadığım bir beraberlikte
gördüm.
Yeni ve çok iyi döşenmiş bir mekanda, insanlar
bu iki dostumla görüşebilmek için bekliyorlardı. Önce Ayşe'nin
odasına girdim. Pencerelerden beyaz ışık giren bir odada üzeri
kitaplarla dolu bir masada oturuyordu. Önünde kalın Mor ciltli
bir kitap vardı. Gülümsüyordu. Göz göze geldik. Ayağa kalktı.
Üzerinde ateş kırmızı bir etek ve ceket boynunda inci bir kolye
vardı. Nedir bu kalabalık, ne oluyor dedim? Yine gülümsedi.
Başka bir odayı işaret etti. Oraya bak anlayacaksın.
Öbür odaya girdiğimde aynı şekilde bir masada aynı mor kitap
önünde gülümseyerek Mehmet bana bakıyordu. Ne oluyor nedir bu
kalabalık dedim. O da ayağa kalktı. Ayşe nin üzerindeki kıyafetin
aynı renginde bir takım elbise vardı. Yüzüğünü gösterdi. Ayşe
de de var dedi.
Biz; bu başarıyı, şöhreti ve serveti birlikte yaptık ve hizmete
sunduk dedi. Ve o anda orada bekleyen bütün insanların ikisinin
odasının ortasında duran bir çeşmeden su içtiklerini gördüm.
Birbirinden çok farklı olduklarını düşündüğünüz ve onların bir
arada olmasının sizde belli bir şaşkınlık uyandırması, bu rüyada
sizin bilinçaltı arzu ve isteklerinizin ve düşüncelerinizin
etkisi olmadığı açık.
Yeni ve iyi döşenmiş olan bu mekan, yaşanılacak
yeni bir ortam, yeni bir olayın habercisi olmasının yanı sıra,
beyaz ışıkla desteklenerek, belli bir ruhsal yardımı ve aydınlığı
da kapsıyor.
Her ikisinin de benzer masalarda ve odalarda olması,
aynı tonda insanlar olduklarını ve masalarının üzerinde bulunan
kitaplar da bilgi birikimlerinin de benzer olduğunu anlatıyor.
Farklı yerlerde ve farklı odalarda yaşamaları ayrı yönlerden
aynı mekanda ve olayda buluşacakları anlamına gelebilir.
Rüyanın en hoş ve can alıcı yeri ise, bu iki insanın
kırmızı kıyafetlerini kendi cinslerine göre taşımaları. Etek
ve ceketle Ayşe, boynunda inci kolyeyi taşırken, kadın rolünü;
takım elbise içinde Mehmet erkek rolünü benimsemiş halde.
Kırmızıyı burada en güzel anlamında yakalayabiliriz. Acele,
Ateş ve Aşk.
Yüzüğün Mehmet in parmağında görülmesi, bu olayda onun etken
rolü olduğunu belirtmekte.
Ancak dünya gözüyle bir evlilik ve beraberlik sembolü olan yüzük
aynı zaman da ruhsal bir ahit anlamına da gelebilir. İnsanların
o mekan da bulunan bir çeşmeden su içmeleri de bu beraberliğin,
fiziksel ve ruhsal açıdan bir hizmete yol açacağını gösteriyor.
HER
ŞARTTA AYNI YORUMLANAN GÜZELLİKLER:
BEYAZ : Bütün inanışlarda
saflığın ve temizliğin sembolü olan beyaz. Aydınlanma ve arınma
yorumlarını da doğudan alır.
BEBEK : Dünyaya
yeni gelen bir bebek, kucağınıza aldığınız sevimli bir yaratık,
kız veya erkek fark etmeden, gördüğünüz rüyadaki en olumlu yerini
alacaktır.
GÜL : Kırmızısının
kesin aşk ve tutku, pembesinin sevgi, sarı renginin affet beni
anlamında kullanılan gülün, rüyanın içinde dahi tadını hissetmemek
mümkün değil.
PEMBE : Sevgi.
Yumuşaklık. Şefkat içeren bu renk illa ki bir şeylerin yolunda
gitmesi için yardımcı. Merkür ün geri gittiği bu günlerde, iletişim
sorunu yaşamamak için tüm iletişim aletlerine yardımcı pembeler
kullanmayı denemelisiniz. Telefonunuzun yanına, çalışma masanıza
pembe güller koyarken, bilgisayarınızın ekranını pembe resimlerle
kaplamayı deneyebilirsiniz.
GÜNEŞ : Yaşam enerjimizin
sembolü olan güneş, gerçek hayatta da canlılık, güç ve neşeyi
anlatır. Tarot da en önemli kartlardan biri olan ve 19 numaralı
Güneş; yaşadığımız olayların aydınlanacağına da işaret edebilir.
MÜZİK : Hangi tür
müziği severseniz sevin. Yaşamın dilidir müzik. Uzaktan kulağınıza
gelen notalar, size aşk ve sevgi veya bir beraberlik getiriyor
olabilir.
İPEK BÖCEĞİ : Yeniden
doğuşun ve yeniden hayat bulmanın sembolü. Aynı zaman da ruhsal
bir dönüşümün ve gelişimin en güzel örneği. Önünüzde kendinizi
bulacağınız bir gelişim dönemi olacak ve sonrasında özgürlüğün
hafifliğini kelebek kanatlarında hissederken, kantlardaki renklerle
kendi hayatınızdan her halinizle keyif alacaksınız demektir.
BİRAZ DİKKAT GEREKTİREN SEMBOLLER;
AKREP : Yorumlanması
her şartta negatif olmasa da, en dikkat edilmesi gereken kısmı
Akrebin kendi kendini sokmasıdır. Burada hırslarınızın veya
aşırı eğilimlerinizin, sizin zarar görmenize yol açabileceğini
de, bir alternatif olarak kullanmak gerekebilir.
ÇIKMAZ SOKAK :
Yapmakta olduğunuz iş, veya izlemekte olduğunuz yolu tekrar
gözden geçirmeniz ve sonuçlarını iyi tespit etmeniz, sizi belki
de olası bir zarardan korur.
SİGARA : Bazı yorumlarda
sıkıntı olarak algılandığı gibi, kısa süreli ancak zarar görebileceğiniz
keyiflere de işaret edebilir.
KARANLIK : Devamında
ışık, aydınlık gözükmeyen bir mekan veya gökyüzü genelde olası
sıkıntıların habercisi sayılabilir. Rüyanın kalan bölümüne göre
dikkat edilmesi gereken konu saptanabilir.
SARI : Genelde
hastalık habercisi konumundadır. Ancak eğer saçlarınızın doğal
rengi değilse, kendinizi sarı saçlarla görmeniz yaşamınızda
çok köklü değişikliğe yol açabilir.
ACITMAK: ( Başkalarının
canını) Rüyanızda bir başkasının canını acıtmanız, bir konuyla
ilgili ciddi bir öfke birikiminizin olduğuna ve bu konuda sabrınızın
taşacağı anlamına gelebilir. Bu noktaya gelmeden önce öfkenizi
zararsız hale getirmeniz düşünülebilir.
SATRANÇ : İş hayatınızla
ilgili bazı sorunlarla karşılaşmanız muhtemel. Ancak oyunu kazanmanız
sizi bekleyen zorlukları, sukünet isteyen ciddi bir çaba ve
zihinsel birikimlerinizi kullanarak; yapacağınız hamleler belirleyecek.
DİKKAT PARA ve AŞK GELİYOR........!
AKİDE ŞEKERİ: Yaşamla
ilgili tad alacağınız gerçek bir sembol. Aynen olduğu gibi çıkar.
Keyfini çıkarın.
SALINCAK: Bu da
aynen çıkan bir semboldür. Gönül boşluğunuzu bir süreliğine
de olsa dolduracaksınız. Üstelik ayaklarınızı yerden kesecek!!!
ÜZÜM : Halk arasında
gözyaşı olarak yorumlansa da, üzüm bereketli ve lezzetli olmasının
yanı sıra, şarap haline dönüştüğünde zevkli bir ortam sunar.
Mevsiminde üzüm yemek ve asma görmek, para ve aşk için gerçek
bir şans var demektir.
HİLAL: Karlı bir
döneme giriyorsunuz. Astroloji de de yeni ay olarak geçen bu
dönem, her konuda faydalı başlangıçları işaret eder.
NİLÜFER: Doğu felsefesinde
en iyi işaretlerden biridir. Kişisel gelişimi simgelemesinin
yanı sıra, Hint inanışında Brahma'nın nilüferden doğduğu düşünülür.
Aynı zamanda Cinsel bir simge olup, bir kadının hayatında bu
konuda yaşayacağı güzelliklere işaret eder.
KONSER: Gerek
iş gerekse aşk hayatınızda, büyük başarılar sizi bekliyor. Aynı
zamanda ciddi bir servet de söz konusu olabilir.