ARŞİV 
 


Terkedilen yaşlı kadın :)

Kiminle birlikte olursan ol, seni benden daha derin daha geçek kimse sevemez dedi, saçlarına kır düşmüş adamın yanında genç sevgilisiyle olan resmine bakarak.
Gazeteler yine onlardan bahsediyordu. Sigarasını söndürdü ve yattı. Hayalleri yoktu. Ondan herhangi bir beklentiside.
Yaşamla bağını onsuz kurmuş, hayatı öyle sevmişti. Tıpkı onu sevdiği gibi. Yalın, sade,gösterişsiz, sahip olma güdüsünü yok sayarak .
Eğlenebilirsin, gezebilirsin, sevişebilirsin geceler boyu ........ diye düşündü. Ancak birazcık işler ters gittiğinde, anlayışa ve sukunete ihtiyacın olduğunda yanında olmayan bene hasret duyacaksın. Üstelik ihtiyaç duyduğun için değil. Seni anlayacağım, yaşadıklarımızdan edindiklerimizle aynı tonu paylaşacağımız için.
Bedenin kendini kendine ispat etme tepinmelerinden yorgun düştüğünde, sevişmek yerine konuşmak istediğinde beni hatırlayacaksın...
Giydirip, süsleyip herkesin içinde gururla yanında taşıdığın değerli varlıkla, gösterişli bir şekilde yemek yerken, yürüken, plajda salınırken aldığın hazzı, demli bir çayı yudumladığımız, kızarmış ekmekli , göbeğini gizlemediğin, saçlarını bir telaş düzeltmek zorunda olmadığın sabahlarla kıyaslayamayacaksın.
Günün getireceklerinden endişelendiğinde, seni güne hazırlayan şefkati bir yana atman kolay olmayacak.
Sadece uzanmak ve konuşmak istediğin gecelerde yanında olmamı isteyeceksin. Hiçbir mazeret söylemene gerek kalmadan kendini yastığa bıraktığın.

Bu düşüncelerle uyuyakaldı.

Sabah uyandığında , çayını yudumlarken okudu ayrıldıklarını. Sebep ne başka bir kadın, ne de adamın çoğu kez aldatıldığını öğrenmesiydi. Sebep aslında olmayan bir sebepti, olanın tam arkasında duran. Gösterişten, şişkocuk egodan gözükmeyen.
Başka şatafatlı sevgililer olacaktı tabii ki sırada, onların da ruh ikizi olduklarına ve aşklarının gerçekliğine inanılacaktı.
Biran üzüldü, ağlamak çare değil ama bu durumda ''şık duruyor dedi :)) Bıraktı gözyaşlarını.

Biraz sonra kapıdan çıkan kadın ağlamıyordu. Gözlerinde yaşamın renkleri, ruhunda gökkuşağı gizemi yürüyordu.
Yapacakları, verecekleri, sevecekleri vardı.

Sevginin söylenemediği yerde, bereketli topraklar gibi, hasat fazla olurmuş...

Sevgiyle,



11/Ağustos/2008

 

© 2005 www.aylaozaygen.com