15 Mayıs 1957 yılında İstanbul' da doğmuşum. Burcum Boğa, yükselenim aslan biraz başak katkılı. Gazeteci babanın kızı ve gazeteci bir dedenin torunuyum. Çocukluğum her türlü karışıklığın içinde ama mutlaka haftanın birkaç günü Babıali yokuşunda geçti. O günden beri de gazetecilik, yazı yazma ve de dergilere olan merakım ve ilgim devam etti.
Tabii konumuz bu değil ,
Kreş, İndigo çocuklar, Reiki ve Keyifli Yaşam danışmanlığına nereden geldim.

Öncelikle belirteyim; lise birinci sınıf ilk yarıdan terkim. Yani devamsızlıktan kaydım silindi.
Buna sebep yaramazlıklarım ve devamsızlığım değil. Yani o dönemde aşık olduğum veya sinemaya kaçtığım için olmadı okuldan ayrılışım. Sadece bir çorap yüzünden, bıçak kemiğe dayandı ve ben okula devam etmenin benim için o dönemde anlamlı olmadığın karar verdim.
Ceza almamın sebebi hava soğuk olduğu için o gün okula naylon siyah ince çorapla değil, naylon kalın çorapla gitmemdi. Aslında tek sebep bu değildi. Herkesin, her çocuğun ve gencin bir ideali vardır. Benimki öğretmen olmaktı. Ve gerçekten olmaktı..
Babam ve annem ayrı olmalarına ve hiç geçinememelerine rağmen ağız birliği ettiler. Hayır bizim kızımız Bursa' ya öğretmen okuluna gidemez. Sonra elalem ne der!!!
(İşte bugünlerde başladı bende, elalem ne der sendromu).
 

Kız enstitüsü fikri en cazip olanıydı. Çocuk gelişimini bitirirsem yuva öğretmeni olacaktım.
Ders programında kasnakla Çin işi, patiskadan zıbın, yemek pişirme ve çiçek bakısı ilave edilmişti. Ama gerçek anlamda çocuk ortada yoktu. En azından o dönemde ben bulamamıştım.

Ve bu hayal burada kesildi. İdeallerimi dondurdum.

Sonra Almanya annemin yanı. Bir erkek kardeş büyütme operasyonu. Nereye gitsem bebekler bir şekilde beni buluyordu. Üvey annemin yanına geldiğimin senesi 2 kız kardeşe sahip oldum.

Almanya dönüşü bir Avusturya şirketinde çalışmaya başladım. Demir çelik konusunda mümessillik yapıyordum.

Sonra aynı meslekten olan, oğlumun babası ile evlendim ve hazırdan iki kızım oluverdi aniden. Mesleğimde iyi bir yere gelmiştim. ( 7 yıl süren bir evlilik di. Maalesef ikincisinde de başarılı olamadım. Malum bizim ülkemizde ideallerinizle çalışıp başarılı olmak, evlilikle kolay yürümüyor. En azından ben beceremedim)
Gittiğim yurt dışı ve yurt içi firmalarda hep aynı soruyla karşılaşıyordum. Alman lisesi mi Avusturya lisesi mi ? cevap: ortaokul :)

Üzgünüm sizlerle buradan, ciddi bir üniversitenin ciddi bir bölümünü üstün derece ile bitirmiş, master ve doktorasını yurt dışında yapmış biri olarak paylaşacağım hiçbir şey yok.

Yaşadığım yoğun hayatı zihinsel olarak analiz etmiş, insan ilişkilerine gönlümü katmış ve buradaki tüm olayları sözde kalmayan bir sevgi ile paylaşmış biriyim.

18 yıldır bilfiil içinde her yönümle yaşadığım bir kreşim var. Yıllar sonra arkadaşımın başına gelen bir bakıcı faciası sonucunda, oğlum Burak 8 aylıkken başladığım ve tüm yaşamımı kapsayan bir yer. Bebeklerim, büyüyen çocuklarım, aileleri, anneler ve paylaştığımız her şey.
Kreşi açarken tek amacım, bakımı, saatleri ve hizmetleriyle çalışan annelerin nefes almasını sağlamaktı. Geriye döndüğüm zaman bunu başardığımı zevkle görüyorum.

Aklımın alabildiği her türlü yazılı ve sözlü bilgi, yarım kalan okul hayatım bende bitmeyen bir öğrenme merakına sebep oldu.

Son yıllarda çocuklarımdaki değişiklikleri fark etmeme, uzun zamandan beri içinde olduğum spritüel bilgim yardımcı oldu. Kryon dizilerini okurken, indigo çocuklar bölümü yeni çocuklarımı anlamama yardımcı olmakla kalmadı, bana başka bir bakış açısı getirdi.
Çocuk ve enerji.

O yıllara rast gelen en şanslı olayım, göğüs kanseri olmam ve bu konuda doğal yöntemlerle tanışmam oldu. Aslında doğal yöntemlerle birlikte, yaşama farklı bir bakış açısı edindim.

Şanslı diyorum; çünkü doğal yöntemler olamasaydı, 35 seans radyoterapi ve 5 seans kemoterapi olacaktım. Ve de en önemlisi Doğal tıp ve Reiki ile tanışmayacaktım. Kanser yaşamış biri olarak, altı sağlıklı yılımı geride bıraktım. Bundan sonrasını bilemem. Ben doğru yaşamak adına, bildim her şeyi, abartıya kaçmadan yapmaya çabalıyorum.

Ameliyatımın 3. günü eve geldim; ve haftasına çalışmaya başladım. Kafamda tek bir şey vardı. Çocuklarımı daha sağlıklı ve yaşama daha uyumlu hale getirmek. Bu noktada doktorumdan, kitaplardan, internetten ve hemen sonrasında Akupunkturla tanışmamla birlikte enerji dengesiyle ilgili bilgilerden yararlanmaya başladım.

1998 yılından beri de bu konuda elimden geldiğince öğreniyor, öğrendiklerimi paylaşıyorum.
Bunları daha fazla kişiyle paylaşmak istememin sebebi ise, yaşadıklarımın gerçekten olumlu sonuçları.

Sonuç olarak, bunlar benim yaşadıklarım, düşündüklerim ve yaptıklarım. Hiçbir konuda bir iddiam veya ısrarım yok..

Bu sitede yazılanları okuyup, hemen unutabilir veya daha fazlası için sorabilirsiniz.
Ben ve yardım aldığım arkadaşlarım , dilimizin döndüğünce, aklımızın yettiğince ve elimizden geldiğince paylaşmaya hazırız.



Sevgiyle


 


© 2005 www.aylaozaygen.com